Thread Rating:
  • 22 Vote(s) - 2.86 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Erzurumda Damdan Dama Atlarken Donan Kedinin Hikayesi
#1
Oku-1 


Erzurumda Damdan Dama Atlarken Donan Kedinin Hikayesi

Vers 1

Erzurum - Damdan Dama Atlarken Donan Kedi...
Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde geçen Erzurum'da damdan dama atlarken donan kedi hikayesini anlatan "Baba"ya meraktan büyümüş gözlerle bakan Deniz'e, seyahatname'den ilgili bölüm...

"...Ve bu Erzurum gerçi sert kış yurdudur ama düzenli bostanları bol olup kavunu, karpuzu, lahanası, patlıcanı ve çirişi çok olur bir toprağı geniş, ucuzluk ve verimli memlekettir. Geniş vilâyeti bakımlı, arpa ve diğer hububatı meşhur, yiyecekleri güzel ve beğenilir, ekinlikleri geniş, bereketi bol, nimetleri çok, nice bin ırmak ve kaynakları akar bayındır bir Anadolu şehridir. Bu mamur şehir, o kadar ucuzluktur ki kırmızı deve dişi buğdayın bir somarı (16 kiloluk tahl ölçeªi) (---) batmandır. Beş somarı bir kuruşadır. İki at yemi bir akçeyedir, bir somar arpa (---) akçeyedir, bir vukıyye gelir beş tane has ve beyaz ekmek bir akçedir. Koyun eti iki akçeye, sığır eti bir akçeye, bir tavuk bir akçeye, kırk yumurta bir akçeye, bir güvercin palazı bir akçeye, yüz dirhem yağlı kâhi ve katmer çörek bir akçeye satılmaktadır. Diğer yiyecekler de buna kıyas oluna. Gerçi kışın sertliğinden bağı ve bahçesi yoktur, ancak Paşa Sarayı'nda gül bahçesi, Hacı Murad bağı gülistanı, Kefeniğnesioğlu güllüğü, Bedros bağı güllüğü ve daha nice gül bağları vardır. Ama bu zikrolunan bağların katmerli gülleri meşhurdur. Yer yer kış elması ve ahlat armudu vardır ama başka meyve asla olmaz. Lâkin mesire yerlerinde ve gül bağlarında kavak ağacı ile salkımsöğütleri çok boldur. Başka meyve ağaçları olmaz. Kışı katı olduğundan iki ayda ekerler, biçerler, harman edip döğerler ve alelacele anbarlara korlar. Bizim senemizde atlar Temmuz ayında çayırda iken bir gürültü, şimşek, tipi, boran ve yağmur yağınca bütün atlar boşanıp Erzurum sahrâsında olan Umudum Köyü'ne, Kane ve Gez Köyü'ne kadar dağılıp serseri gezdiler. Kış böyle sert olur. Hatta insanların dilinde darb-ı meseldir ki bir dervişe; -Nereden gelirsin?, derler, -Kar rahmetinden gelirim, der. -O ne diyardır, derler; -Soğukdan ‘Ere zulüm’ olan Erzurum’dur, der. -Orada yaz olduğuna rast geldin mi, derler? Derviş der: -Vallahi 11 ay 29 gün sakin oldum, bütün halkı yaz gelir derler, amma görmedim, der. Hatta bir kere bir kedi bir damdan bir dama atlarken aralıkta donup kalır. Sekiz aydan sonra bahar gelince, anılan kedinin donu çözülüp mırnav deyip yere düşer. Bu da latife şeklinde anlatılan bir darb-ı meseldir (Misâl olarak söylenen meşhur söz). Gerçekten, bir adamın eli ıslak iken bir demir parçasına yapışsa derhâl donup elinden demiri ve demirden eli ayırmak mümkün değildir. Eli, demirden bin ah vah ile kurtarsa bile eli ayasının bir kısım derisi âhıyla demirde kalır. Azak diyarında ve Deşt-i Kıpçak’da erbain (Kırk gün devam eden kara kış) ve zemherir (şiddetli soğuk, kış) geçirdik, böyle keskin kış görmedik. Ancak halkı gayet sağlam vücutludur..."

Vers 2

Evliya Çelebi, 1648’de Defterzâde Mehmed Paşa’nın Erzurum beylerbeyliğine tayin edilmesi üzerine müezzin ve musâhib sıfatıyla onun maiyeti arasına girerek Erzurum’a gider, aynı zamanda orada gümrük kâtipliği de yapar. Erzurum’da bulunduğu müddetçe bu şehrin her tarafını gezer. Erzurum’un isminden tarihine, tarihî eserlerinden tabiat güzelliklerine, sosyal ve kültürel yapısından meşhurlarına kadar teferruatlı olarak bahseder. Evliya Çelebi’nin meşhur Seyahatname’sinde Erzurum ile ilgili bazı ilginç hikâyelerde verilir. Erzurum’da kışın damdan dama atlarken donan bir kedinin hikâyesini Evliya Çelebi’den dinleyelim.

“Gerçi kışın sertliğinden dolayı bağı ve bahçesi yoktur, amma paşa sarayında gül bahçesi, Hacı Murad bağı gülistanı, Kefenignesioğlu güllüğü, Bedros Bağı güllüğü ve daha nice gül bağları vardır. Ama bu zikrolunan bağların katmerli gülleri meşhurdur. Yer yer kış elması ve ahlat armudu vardır. Ama başka meyve asla olmaz. Lâkin mesire yerlerinde ve gül bağlarında kavak ağacı ile salkım söğüt ağaçları çok boldur. Kışı çok sert geçtiğinden iki ayda ekerler, biçerler, harman edip döğerler ve alelacele ambarlara korlar. “Bu sene Temmuz ayında bir gürültü, şimşek, tipi, bora ve yağmur yağınca çayırdaki bütün atlar boşanıp Erzurum sahrasında olan Umudum köyüne, Kane ve Gez köyüne kadar dağılıp serseri gezdiler.

“Erzurum kışı çok şiddetli olur. Hatta insanların dilinde meşhur bir darb-ı mesel vardır. Bir dervişe: ‘Kanden (nereden) gelirsin?’, derler, ‘Kar rahmetinden gelirim’, der. ‘O ne diyardır?’ derler; ‘Sovukdan ‘ere zulüm’ olan Erzurum’dur,’ der. ‘Orada yaz olduğuna rast geldin mi?’ derler. Derviş de; ‘Vallahi 11 ay 29 gün sakin oldum, bütün halkı yaz gelir derler, amma görmedim.’ der. “Hatta bir kere bir kedi bir damdan bir dama atlarken aralıkta donup kalır. Sekiz aydan sonra bahar gelince kedinin donu çözülüp mırnav deyip yere düşer. Bu da, lâtife şeklinde anlatılan bir darb-ı meseldir. “Amma hakikaten de, bir adam eli ıslak iken bir demir parçasına yapışsa derhâl donup elinden demiri ve demirden eli ayırmak mümkün değildir. Elini demirden bin âh u vâh ile kurtarsa bile eli ayasının bir kısım derisi âhıyla demirde kalır.

“Azak diyarında ve Kıpçak çöllerinde erbaîn ve zemherir geçirdik, böyle keskin kış görmedik. Ancak halkı gayet sağlam vücutludur. “Böyle kış iken bağ ve bahçesi olmayıp bütün meyvesi iki konak yerden; Ispir, Tortum ve Erzincan’dan gelir. Al yanaklı şeftalisi, zerdalisi, kayısısı ve üzümünün okkası bir akçedir. Birer araba kavunu ve karpuzu on akçeyedir.

“Kısacası, yiyecek cihetinden benzersiz bir şehirdir. Lâkin odunu yoktur. Cümle dağları çıplaktır. Ama, hikmet-i Hudâ odunu dahi ucuzdur. İki konak yerdeki bulunan dağlardan gelir. Gürân dedikleri gemi direkleri olup boyu kırk arşındır. Kırk akçeye verirler. Onu yakıp kışm soğuğundan korunurlar. Develer ile pelit ve meşe odunları dahi iki konak yerde dağlardan gelir. Bir deve yükü odunu otuz akçeye verirler… Halkın koyunları ve sığırları çok olduğundan fukaralar sığır tezeği yakarlar. Fukaranın bütün ocakları evlerinin ortasındadır. Dört taraflarında hayvanları durur, evleri hamam gibi olur. Tandırlarında İleriseler ve ekmekleri pişmededir.”

Vers 3


Türkiye'yi etkisi altına alan çetin kış şartları şartları ve sıfırın altına düşen ısı ilginç olaylara neden oluyor.

Habertürk'ün haberine göre, ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin Erzurum'da yaşanan soğuğa yer verdiği Seyahatnamesi'nde bahsettiği 'Bir kedinin Kış ayında damdan dama atlarken havada donduğu" olayı 3 günde 3 kez gerçek oldu.

Soğuk havada yiyecek arayan yaban hayvanları yerleşim alanlarına inerken, bazılarının aşırı soğuğun etkisiyle dondukları görülüyor.

Geçen pazar Van'ın Çaldıran ilçesinin ardından bugün Sivas'ta yine bir tilki, Çorum'da ise bir atmaca donmuş olarak bulundu.

ÇELEBİ'NİNİ SEYAHATNAMESİ'NDE GEÇEN 'HAVADA DONAN KEDİ'

1611-1682 yılları arasında yaşamış olan ünlü seyyah Evliya Çelebi, Erzurum'un soğuğundan bahsederken ifade ettiği 'Soğuktan havada donan kedi' olayına Seyahatname adlı ünlü eserinin ikinci cildinde, 1640 yılı ile ilgili izlenimlerini anlattığı bölümde yer vermişti.

"Erzurum'un soğuk bir diyar olduğunu" belirten ünlü seyyah, şöyle devam eder: "Efvâh-ı nâsda darb-ı meseldir kim bir dervişe 'Kanden gelirsin?' derler, 'Berf rahmetinden gelirim' der. 'Ol ne diyârdır?' derler; 'sovukdan Ere zulüm olan Erzurûm'dur' der... Bir kerre bir kedi bir damdan bir dama pertâb ederken mu'allakda donup kalır. Sekiz aydan Nevrûz-ı Harzemşâhî geldikde mezkûr kedinin donu çözülüp mırnav deyüp yere düşer." Evliya Çelebi devamında "Meşhûr latîfe-i darb-ı meseldir" diyerek, kedinin havada boşlukta donma olayının bir latife, halk arasında anlatılan bir hikaye olduğunu da sözlerine ekler.

Vers 4

Uluslararası Kış Kentleri Sempozyumu kapsamında, Erzurum’un tarihi değerleri karla yapılan çalışmalarla “Kültür Sokağı”nda işlendi.

Atatürk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ve Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri ve hocaları tarafından bir haftalık çalışmayla yapılan “Kültür Sokağı”nda, Erzurum’un öne çıkan Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi, tarihi kale, Kümbet, Erzurum Evleri gibi tarihi yapıları karla tasvir edildi. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde Erzurum’un soğuğu ile ilgili “Damdan dama atlarken kediler havada donar” ifadesinin de yer aldığı çalışma görenlerin ilgi odağı oldu.

Projenin mimarları olan Mimarlık Fakültesi ve Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hasan Yılmaz ve Prof. Dr. Mustafa Bulat, çalışmalarını 20 kişilik bir ekiple yaptıklarını belirterek, “Proje kapsamında Erzurum’un simgesi olan değerlerimizi karla bütünleştirerek 'Kültür Sokağı'nda işledik” dedi.

Vers 5

Türkiye'yi etkisi altına alan çetin kış şartları şartları ve sıfırın altına düşen ısı ilginç olaylara neden oluyor.

Habertürk'ün haberine göre, ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin Erzurum'da yaşanan soğuğa yer verdiği Seyahatnamesi'nde bahsettiği 'Bir kedinin Kış ayında damdan dama atlarken havada donduğu" olayı 3 günde 3 kez gerçek oldu.

Soğuk havada yiyecek arayan yaban hayvanları yerleşim alanlarına inerken, bazılarının aşırı soğuğun etkisiyle dondukları görülüyor.

Geçen pazar Van'ın Çaldıran ilçesinin ardından bugün Sivas'ta yine bir tilki, Çorum'da ise bir atmaca donmuş olarak bulundu.

ÇELEBİ'NİNİ SEYAHATNAMESİ'NDE GEÇEN 'HAVADA DONAN KEDİ'

1611-1682 yılları arasında yaşamış olan ünlü seyyah Evliya Çelebi, Erzurum'un soğuğundan bahsederken ifade ettiği 'Soğuktan havada donan kedi' olayına Seyahatname adlı ünlü eserinin ikinci cildinde, 1640 yılı ile ilgili izlenimlerini anlattığı bölümde yer vermişti.

"Erzurum'un soğuk bir diyar olduğunu" belirten ünlü seyyah, şöyle devam eder: "Efvâh-ı nâsda darb-ı meseldir kim bir dervişe 'Kanden gelirsin?' derler, 'Berf rahmetinden gelirim' der. 'Ol ne diyârdır?' derler; 'sovukdan Ere zulüm olan Erzurûm'dur' der... Bir kerre bir kedi bir damdan bir dama pertâb ederken mu'allakda donup kalır. Sekiz aydan Nevrûz-ı Harzemşâhî geldikde mezkûr kedinin donu çözülüp mırnav deyüp yere düşer." Evliya Çelebi devamında "Meşhûr latîfe-i darb-ı meseldir" diyerek, kedinin havada boşlukta donma olayının bir latife, halk arasında anlatılan bir hikaye olduğunu da sözlerine ekler.

Kaynak: 

Evliya Çelebi Seyahatnamesi

internetten Derleme Konular

Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca
Smileys-2
Reply


Forum Jump:


Users browsing this thread: 1 Guest(s)