Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Peygamberleri Birbirinden Ayirmadan Sevmek (Kar©glanin 14.04.2014 Vaazi)
#1
20-2014icon 
[Resim: Muhammed-Allah-yazili-hattezhib-modernve...14-VA1.png]


Peygamberleri Birbirinden Ayirmadan Sevmek


(Kar©glanin 14.04.2014 Vaazi)


14 Nisan 2014 Pazartesi


Euzubillahimineşşeytanirracim




Bismillahirrahmenirrahim


.. La nüferrigu beyne ehadin min rasulih.


sadakallahul azyim Bakara 285 den Pasaj.


Euzubillahimineşşeytanirracim




Bismillahirrahmenirrahim


Biz, O'nun resulleri arasından (hiç) birini, diğerinden ayırmayız.


sadakallahul azyim Bakara 285 den Pasaj.


esteuzubillah


ve yüzhib gayze gulubihim.


sadakallahul azyim Tevbe Suresi 15 den pasaj


esteuzubillah


O, onlarin kalplerindeki kin ve düşmanligi gidersin.


sadakallahul azyim Tevbe Suresi 15 den pasaj.


Allahümme salli ala Tabibi kulubene Muhammed.


Kalplerin doktoru Muhammede salat ve selam olsun.


Yolculugumuza başliyoruz:


Yol sapa fakat sonunda düzlük var inşallah.


Bakara suresinde buyruldugu üzere imanin şartlarindan biride

peygamberlere imandir, fakat hicbirini digerinden ayrimadan iman etmek

farzdir .


Amma insanoglu öyle bir tabita sahiptirki mesela yeşili sever

fakat maviyi sevmeye bilir, yahut sütü sever inegi sevmeyebilir, yine

sonra yazi sever kişi sonabahari sevemeyebilir, tabiat gerigi yaratiliş

icabi bu böyledir.işde peygamberlerin ahlaklarindan birisine talip olup

digerlerini sevmeyebilir, fakat asil olan bütün güzel ahlaklar güzel

oldugu gibi, herbirisi digerini tamamlar ve birbirinden ayrilmaz . o

güzel ahlaklarin azizi olan peygamberleride öylece birbirinden ayirmadan

sevmek gerekir.


gecenki vaazimizda dedigimiz her ahlak bir hayvanda tecelliyat

gösterir. ve her hayvan, ve her bitki bir cibilliyatin merkezidir, ve

gökcek ahlaklar: peygamber ve evliyalara, asfiyalara verilmişdir. bizler

onlari taklid ile o ahlaklari temsil ederiz. yani insan yalan söylerse

catal dilli yilan cibilliyati gösterir, yine calar cirparsa tilki ahlaki

gösterir, yine düşmanina dahi mert davranan Allahin arslanlarindan olan

hamza ve Ali kerremallahu veche gibi arslanlik ahlaki gösterir.


işde her günah güzel bir ahlakin ziddi olarak halkolmuşdur ve

ayni sag el sol elin simetrisi oldugu gibi iyi ile kötüde birbirine

simetri gösterir.ve kainati alemin haritasi "insan bedeninde bir yer

vardir orasi iyiyse bütün beden salahdadir selamettedir eger orasi

kötüyse bütün beden harapdadir. ve o yer kalpdir." buyurdu peygamber

azimuşşan efendimiz.


bedende herşey simetrik, peki kalp niye tek, ciger akciger iki

parca simetrik, böbrek öyle, karaciger ve mide karşilikli yine, sag el

sol el, sag ayak sol ayak, sag göz sol göz, peki agiz tek kalp tek,pipi

tek, dübür tek desek yalniş olur onlar yön degiştirmiş olarak birisi

pipi birisi popo olarak ve ön ve arkada birbirinin ziddi olanlardir.agiz

tek desen yine degildir yani alt dudak ve üst dudak olarak simetri ve

yine ziddiyet gösterendir yine sag köpek dişi, sol köpek dişi yine

simetri mucizesi vardir ve kalpde kendi icinde simetri gösterir ve kirli

ve temiz kan bölümü olarak ikiye ayrilir ve hava kirliligi ne kadar cok

ise insanlarin kalbindeki fikirleride o kadar kirlidir. ve kan iyi

temizlenmediginden dolayi kalpdede kötü fikirler ve kalbin emrindek, el

koldanda kötü fiiller cereyan eder. ve işde oksijen hayat ve imandir ve

ölüm kalbin oksijensiz kalmasi sonucudur. ve her insana belli bir

metreküp oksijen miktari, takdiri ezelde alacagi nefes olarak

yazilmişdir. ve onun alcagi nefes miktari dolunca nefes almasindaki

görevli olan melaikeler, alcak oksijen bulamayinca kalp oksijensiz kalir

ve, Allahsiz ve imansiz bir kalp ölür can ondan cikar gider, ve ruh

yani hay olan Allahin tecelliyatgahi oksijen moleküllerindedir, ve insan

hu der nefes alir hu der nefes verir, onu verip onu alir . ve hay olan

diri olan ölmiyen Allah ona imdad etmezse o beden ölür.


oysaki bitkiler ise, güneşi görünce onlar bizim tersimiz olan

karbon dioksit alip oksijen verirler. ve bitki ne yapiyormuş ölüleri

driltiyormuş yani ölmüş, toprak olmuş bir bedenin ruhlari olan,

nefesleri olan yani, aldikdan sonra kirletipte attigi oksijenin, kirlisi

olan karbon dioksitleri alip onlari temizleyip tekrar temiz oksijen

olarak geri veriyor. yani geri dönüşüm üniteleriymiş onlar. ve

olabilirki bir karabon dioksit molekülü taaaa firavunun nemrutun

kirletipde burnundan agzindan verdigi kirli nefesi olabilr. ve bitki onu

alir temizler oksijen olarak geri verir, fakat o oksijen girdigi ve

kirlendigi firavunun bedeninden bir kod almişdir, ve o kod ile

temizlendikden sonra ,yeniden birisine nefes olunca, o insan o oksijeni

alinca yine firavunluk alametleri göstermeye başlar, ve dejavu yaşar.

cünkü o oksijen daha önce firavun veya nemrut bedeninde görev görmüş, ve

belli kodlar alarak kirlenmiş ve atilmişdi. ve aldigi kodlari yeni

bedeninde de tahayyülleri ve tasallutlari ve kötü fikir ve fiiilleri

olarak yine can bulur. yani o zaman ruh ölmez demek budur. onlar tekrar

tekrar can bulurlar, geri dönüşüm üniteleri sayesinde, yeni canlarda

görev alirlar fakat


işde Muhammedin caninda yolculuk etmiş ona ruh ve hayat vermiş

bir oksijen size, mekke medineye gidince, ordan dünya dagilan oksijenler

olarak, ulvi ve gökcek ahlaklar olarak dagilir. ve her hac eden başka

bir oksijen molekülü alip gider, ve yine orayada eskiden gitmiş

olanlarin oksijenlerini geri getirirler. ve böylece peygamberlerin ve

ashabin ruhlari insanlarda, sünneti seniyeyi yapma gayreti farzlari

yapma gayreti olarak boy gösterir. eger bir adam hacda peygamberin namaz

kilarken alip verdigi oksijenlere erişdiyse, o kimsede, peygamberin

hangi namazi dausina sebeb olduysa yeni girdigi bedendede o kodlari

verir ve hatirlatir, ve o insan, bir sebeble o namazlari dikkate alir, o

dualari ögrenip, onlari yapar, o sünnetlere ihtimam gösterir. ve her

mümin müminin aynasidir ve bir mümin yanindakilere faydali olup verdigi

nefesi ilede o oksijen peygamberden sonra o yeni bedenlerde, ne yeni

kuvve kazandirdiysa, bir üst seviyeye cikmiş vaziyette, o oksijen diger

müminede faydali olur.


işde salihlerele beraber olmak demek onlarin aldigi nefeslere

ortak olmakdir verdigi nefeslere ortak olmakdir onlara melaikeler ulvi

ruhlarin oksijenini yani ruhlarini getiriler ve onlar o bedene girince o

bedende güzel ahlaklar ve ibadetler olarak boy gösterir. ve böyle temiz

bir cemaatin icinde bulunan bir mümin hep daha fazla güzel ahlaklara

sahip olcak ,yeni yeni sünnetler, bilgiler zikirler ögrencekdir. fakat

zalimlerle oturup kalkanlarda zalim, hirsizlarin dostu hirsiz, zinakarin

dostuda, zina ruhlarini alip verceklerdir.


işde kafir mezarliginin üstüne zulmet yagar demek böyle bir

zulmettirki ordaki karbondioksit molekülleri hep yalniş kod ile

kodlanmiş ve günahlarla kirletilmiş, ve habis ruh taşiyan kimselerin

canidir ruhlaridir. ve bir nakşi şeyhi bir vakit bir sofisi ile bir

köyden bir köye giderken bir taşlikda oturur ve oradan kalkamayacak bir

vaziyete hasta olur, ve oradan uzaklaşinca derki burada bir azili

kafirin kabri vardi, o yüzden ona zulmet yagiyordu bende onun oldugu

yere oturunca bana o zulmet sirayet etdi demişdir. yani öyle bir kafirki

günahlari ilede bedenini hasta etmiş ve hasta bir bedenin oksijnleri

karbondioksite dönmüş, ve hala o oturdugu yerden gaz olarak etrafa

yayilmakdalarki işde ordaki bitkilerin o gazlari tekar oksijene

cevirmesi sonucu o şeyh bedenine almişdir, ve bedeninde, o zulmet ve

hastaliklar inlemeler onu rahatsiz etmişdir yani.


işde her peygambere bir ahlak, cibilliyat olarak verilmişdir. ve o

ahlakin sifatlarini taşiyan nefsi hayvanisi vardir. ve nefsi hayvanasi

olan hayvanlarin iyi huylu olanlari, insanliga faydali olanlari oldugu

gibi, her hayvan grubununda düşmanlari, ve o hayvaninda vahşi ve

insanlarla ülfet etmeyenleri vardir. ve gökcek ahlaklar, o hayvanin

taşidigi, güzel özellikleri ve sifatlari taşiyan kimselerdir. mesela ari

vardir biri bal yapar, biri eşşek arisi, biri kilic arisi. yani bal

yapip insanlara dogaya faydalimi, yoksa sadece dogaya faydali, veya

kilicari eşşek arisi gibi hazira konup beleş bala konan, ve insanlara

hayvanlra zararli mahluklarmi bakilir, ve bir hayvanin türevlerinin

olmasi, o ahlakin simetrileri demekdir iyiden kötüye en kötüye kadar. ve

o ahlakin ve cibilliyatin başi bir peygamber azmuişşandir. ve o

peygamber o nefsi hayvaninin en güzel ve gökcek hünerlerini taşir. ve

onun ümmetleride biraz iyisi biraz kötüsü en kötüsü olarak o hayvan

türünün türevleri olarak boy gösterir, ve ahlak gösterirler. ve nefsi

hayvanisini terbiyet etmek isteyen şahis, önce hangi peygamberin

ahlakinda ve hünerinde ve mesleginde bir yapisi var bakilir. ve o nefsi

hayvaninin canlisi olan, o hayvan türünün en iyisinin, en iyi

hünerlerine sahip olmaya calişmak demek, seyri sülükde kendini kemal

mertebelerinde yol aldirmasi demek olur. ve o kimse eger hirsiz ise

tövbe eder fakat kirk gün calmaz kirkbirinci gün önüne cazip bir kalem

cikar şaka maka derken kalemi cebine ativerir. cünkü o meclisden

salihlerden uzaklaşirsa o zaman yani, o bölgenin ortasi demek merkez

cekirdek en yüksek ahlakin merkezi, kenari demek işde ahlakin

zayifladigi yerler demekdir ve iyice kenarlarina cikinca bu sefer

düşmanlari ile karşilaşilir.ve salihlerden uzak kalmak demek kuzuyu

kurtlarin kaptigi yer demekdir.işde ona kirkbirinci gün güzel kalem hoş

görünür ve derki: kücücük bir kalem ne olcak der cebellezi yapar calar

tekrar hirsiz olur. böylce artik portakalin kabugunun cillendigi

küflendigi gibi hastalanmaya başlar, uzaklaşa uzaklaşa kurtlara yem olur

ve tekrar hirsiz olur . nitekim avusturya da bizim bölgemizde nakşiler

tekke acdilar, az bir sofi cemaati oluşdu, sonra aralarindaki kilicari

cibilliyatlilar yüzünden tekkke kapandi ve merkezden uzaklaşan arilar,

sofiler ,eski kumarci kumarci oldu, zinakar zinakar oldu, hirsiz hirsiz

oldu. cemaat dagildi. yani atomun cekirdegi korundugu müddetce, o atom

varligini sürdürebilir, eger atomun cekirdegindeki elekrtronlari

sofileri, tek tek calinarak zarar verilirse, en sonunda atom diye bişey

kalmaz tekke diyede bişey kalmaz .o yüzden salihlerle, müminlerle olmak

lazimdir. cematten kopan kurtlara yem olur. kendi yem oldugu yetmez,

cekirdege şeyhede tarikatada gurubada tekkeyede zarar verir. cazibesini

kaybeden bir yildiz bir peygamber bir şeyh kara deliklere patozlara yem

olurlar.


işde bu yüzden her gökcek ahlak bir peygamberin ahlakidir, yani

her güzel ahlak bir peygamber, evliya, veya asfiyanin ahlakidir. ve her

ahlakin emmarelerini üstünde gösteren bir hayvan vardir, ve o hayvana, o

peygamberin nefsi hayvanisi denilir. ve aslan her ne kadar ormanin

kiralida olsa, bir sincap bir maymunda, yahut bir toz baligi, bir

örümcek, bir güvercin, bir karincada o kadar hünerlidir. ve aslan iyide

karinca kötüdür deyip aslani iyiler grubuna karincayi kötüler gurubuna

ayiramayiz. karincanin zararli olanlari oldugu gibi, faydali olanlarida

vardir. ve hic bir güzel ahlakli peygamberi, digerinden üstün tutamayiz.

amma herbirinde, meziyet ve hüner farki vardir. karincada tasarruf ve

calişkanlik oldugu gibi, aslandada mertlik ve cesaret vardir. yeterki

sen nefsini terbiyet ederken, onlardaki güzel ahlaklari, kendine düstur

edinesin. aaslanin tembel tembel yatişini ele alir, yatarsan ac

kalirsin, aslanda avlanmaz yatarsa ac kalacagi gibi.


bana arkadaşini söyle sana kim oldugunu söyliyeyim denilir. işde

karincayla oturup kalkan eger mümin ve şuurlu ise calişkan ve tasarruf

sahibi olur, arilarla haşir neşir olan birisi eger ariligi ögrenirse bal

yapip insanlara şifa dagitir yani eczaci ve doktur olur,alim ve bilgili

olur.yikanmayan bitlenen birisi pirelerle bitlerle arkideş olur ve onun

bunun sirtinden bitlenmesini, asalakligi ögrenir, ondan bir sigara,

bundan bir yemek, gecinir gider, nerde beleş oraya yerleş ahlaki ile

ahlaklanir.eger böyle bir kimse asalakligi terkederse, önce fare

cibilliyatina cikar ,sonra kedi, sonra kaplan ,sonra en üst seviye

,aslan olur.


imanin birinci şarti Allaha iman konusunda, bugünkü vaazimizda,

oksijen ve hay olup, hayat ve can veren Allaha imani, ve iyi ruh ve

kötü ruh sahibi olmayi, ve sonra imanin dördüncü şarti, peygamberleri

birbirinden ayirmadan iman etme şartini ögrendik, inşallah diger

yolculuklarimizdada diger şartlarina deginiriz kisaca.


Rabbim hakki hak bilip hakka ittiba, batilida batil bilip batildan ictinap eden, kullarinin zümresine ilhak eylesin.




elfatiha maassalavat


Kar©glan


Başağaçlı Raşit Tunca


Schrems, 14.04.2014 Pazartesi


Original Kar © glan




Vaazi mp3 olarak indirmek icin linke sag tikla farkli kaydeti sec
Buraya-TIKLA

https://efsane1turk.net/Resimci/Dosyalar...sevmek.mp3

Arrowunten
https://efsane1turk.net/Resimci/Dosyalar...sevmek.mp3






Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi